SAHNE SANATLARI & HOBİ

Bale Dünyası: Sahne Arkasına Buyurun!

Yazar: Ece BESLEYEN

Bazen hepimiz ders çalışırken zihnimizde bir karmaşa ve uğultu hissederiz; odaklanılamayan sayfalar, havada uçuşan kelimeler... İşte tam böyle anlarda bize nefes alacak özel bir alan yaratan hobilerimiz devreye girer. Benim böyle anlardaki kurtarıcım bale. Öyleyse perdeler açılsın ve gösteri başlasın!

Balenin günümüzdeki hâlini biraz araştırdığınızda karşınıza çoğunlukla Rusya’nın bale akademileri ve dansçıları çıkar. Bu yüzden de balenin Rusya’da ortaya çıktığını düşünebilirsiniz. Ancak durum aslında daha farklı.

İtalya'dan Fransa'ya: Bir Saray Eğlencesi

Bale 15. yüzyılda İtalya’da saray soylularının eğlence dansı olarak ortaya çıkıyor. Sonra herkesin en az bir kez ismini duyduğu o meşhur aile de balenin dünyaya yayılmasında etkili oluyor tabii: Medici Ailesi. Sanatın koruyucusu olan bu Floransalı aileden Catherine de Medici, dönemin Fransız kralı Henry ile evlenince bale Fransa’ya da taşınmış oluyor ve ardından ilk bale eseri, ilk bale koreografisi, ilk bale okulu geliyor...

"Balenin büyüsüne öyle kapılmışlar ki ilk bale eseri olan “Ballet Comiquie de la Reine” (Kraliçenin Komik Balesi) tam 5 saat sürmüş!"

Bugün hâlâ eserin orijinal notaları, sahne tasarımı ve detaylı açıklamaları Louvre Müzesi’nde sergileniyor. Eğer ziyaret ederseniz balenin saray eğlencesinden günümüz sahne sanatına evrimini anlatan bu eseri incelemeyi ihmal etmeyin!

Zarafetin Bedeli: Point Ayakkabıları

Bale tarihine şöyle bir göz attıysak artık günümüze dönebiliriz. Bale denince akla ilk gelen şeylerden biri balerinlerin parmak ucunda süzülmesi, değil mi? Sahnede izlerken seyirciye sanki havada süzülüyormuş izlenimi veriyoruz, çünkü bizim için öncelik her zaman yaptığımız her bir hareketin estetik ve kusursuz olması. Ancak işin aslı pek de öyle süzülmek gibi değil!

O zarif hareketlerin ardında yıllar süren sıkı çalışma, sayısız prova ve ayaklarda hissedilen inanılmaz bir baskı var. İşte tam burada upuzun kurdeleleri ve dümdüz ucuyla "point" devreye giriyor. Point üstünde durmak için tabii ki çok fazla denge ve güç gerekiyor ama güzel olan her şey zahmetlidir, öyle değil mi?

"Tıpkı bizim başarılı birer diş hekimi olmak için eğitimimizde çektiğimiz zorluklar gibi. Yine de her ne kadar ayaklarımızı acıtsa da sahne ışığının altında dans ederken hiçbir şey hissetmeyiz, sahnenin büyüsüne kapılmamak elde değil çünkü!"

Sahne Arkası: Bir Yıllık Hazırlık

Sahne demişken merak edilen başka bir şeyi daha açıklığa kavuşturalım: Örneğin Kuğu Gölü balesi için bir bilet aldınız, koltuğunuza oturdunuz ve izliyorsunuz, sizce o gösterinin hazırlık aşaması nasıl işliyor?

Hangi eserin sahneleneceği belirlendikten sonra yaklaşık bir yıl boyunca hazırlanıyoruz. Gerçekten uzun bir zaman, öyle değil mi? Bu eserlerin hepsinin bir hikayesi, ayrı ayrı karakterleri var yani bir film çekmek gibi bir şey! Önce dansçıların rolleri seçiliyor. Ancak sanılanın aksine bir role hazırlanmak sadece o karaktere yapılmış koreografiyi ezberlemekten ibaret değil.

Eğitimimizin özellikle ilk yıllarında mimik dersleri alıyoruz. İşte o dersler aslında ilerleyen zamanlarda rolümüzü canlandırırken koreografi, karakter ile uyumlu yüz ifadeleri ve ufak beden jestlerini harmanlamamızı sağlıyor. Siz koltuğunuzda o eseri izlerken dans ile tiyatro harmanlanıyor ve balenin büyüleyici dünyasında bir yolculuk başlıyor!

İşte bu hayranlık uyandırıcı bale dünyası benim için yalnızca bir sanat dalı değil, yoğun okul temposunda beni o karmaşadan kurtaran bir tutku.

← Yazılara Dön